Bir taraftan Turkcell, bir taraftan Vodafone bastırıyor, televizyonlardaki, billboard'lardaki reklamlarında.
Turkcell 3G'de en hızlı biziz derken, Vodafone veri indirme hızında en hızlı biziz büyükşehirlerde diyor. Avea'nın sesi soluğu çıkmıyor.
Turkcell'in şahidi Alman P3 Communications isimli bağımsız denetim şirketi. Vodafone'un şahidi ise LLC International.
Turkcell'in şahidi P3 Communications'ın yaptığı denetimlere ait en son belgeler 23 Ocak 2010 ile 29 Ocak 2010 tarihleri arasında gerçekleştirilenler. En azından benim elimde bulunanlar. Bu sertifikaya göre İstanbul'da veri indirme hızında da, veri yükleme hızında da en hızlı Turkcell.
Vodafone'un şahidi LLC International, 18 Eylül ile 21 Eylül 2009 tarihleri arasında İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya olmak üzere dört ayrı şehirde toplam 31 ayrı noktada ölçüm yapmış. Bu testlere göre veri yükleme hızında en hızlısı Vodafone. Bir de dipnot var ; operatörün ellerindeki en son cihazlarla yapılmıştır bu testler diye.
O tarihte henüz Turkcell'in 21.1 Mbit hızındaki VINN modeminin henüz satılmaya başlamadığını da bir dipnot olarak düşelim.
Nihayetinde koskoca bağımsız kuruluşlar mevcut testlerini gerçekleştiriyorlar ve sonuçları ortaya koyuyorlar.
Baktığınız açıya göre kimin daha hızlı olduğu, o kadar sertifikaya rağmen hala muallakta benim kanımca. Ama ortada tek bir gerçek var; o da bu testlerin sonuçlarına göre Türkiye'deki 3G hızarının tüm dünyadaki 3G hızlarından daha hızlı olduğu.
Türkiye'de bu da yetmiyor operatörlere. Kullanıcılarına daha hızlı, daha iyi hizmet vermek için şebekelerinde hala iyileştirme yapıyorlar.
Cuma günü Turkcell'in Kartal'daki merkezine giderek 3G'de 42 Megabit hızı test ettik. Bu hızı test ederek, şebekesinde uygulamaya başlayan dünyadaki üçüncü operatör olduklarını söylediler. Bizden önce Avustralya ve Polonya'daki operatörler bu teknolojiyi şebekelerine kurmaya başlamışlar. Bu sadece bir test değil. Turkcell şebekesini bundan sonra bu hıza göre yenileyecek. Kapasiteye ihtiyaç duyulan yerlerde.
İhtiyaç duyulan yer denilince...
Bu konuya biraz daha açıklık getirmekte fayda var. 3G'deki hızlar evimizdeki ADSL gibi sabit bir hıza sahip değil. Sizin baz istasyonunuza olan uzaklığınız, baz istasyonuna aynı anda bağlı olan kullanıcı sayısı bağlantı hızını değiştiriyor.
Baz istasyonunun kapasitesi 42 Mbit diyelim. İki kişi bağlıysa kullanıcı başına 21 Mbit bağlantı hakkı tanınıyor. Kaç kulanıcı o istasyonu kullanıyorsa bağlantı hızı değişiklik gösteriyor.
Bunun dışında sizin kullandığınız cihazınızın hızı da önemli. Siz baz istasyonundan 21 Mbit hızında bağlantı şansına sahipsiniz ancak elinizde 7.2 Mbit'i destekleyen bir modeminiz varsa sizin ulaşabileceğiniz en yüksek hız bu. Araya baz istasyonu ile olan mesafeleri de katınca bu hız sadece teorik hız olarak kalıyor tabii ki.
Tüm bu hızlara ilişkin bir ipucunu daha sizlere aktarmakta fayda var. Mobil modemlerde şuan 21.1 Mbit hızında ürünler Türkiye pazarında satılıyor. Ancak 3G destekli cep telefonlarında şuan veri indirme hızı maksimum 7.2 Mbit. Yani piyasada satılan ve kullanıcının satın alabileceği ürünler arasında. Veri yükleme hızı ise 384 kbps. Bu tüm cep telefonu modellerinde aynı. Ne kadar hızlı bir şebekeye bağlı olursanız olun, sizin dosya aktarımında kullanacağınız maksimum hız, elinizdeki telefonun hızı.
Tüm bu kapasite artırımınlarının ve hız savaşlarının kullanıcıya ne faydası mı var? 3G kullanıcı sayısı arttıkça baz istasyonularındaki sınırlı bant genişliğini paylaacak abone sayısı da artıyor. Kullanıcı başına daha az bant genişliği kalıyor. İşte tüm bu hız savaşları ve kapasite artırımları abonelerin daha hızlı bir internet bağlantısına sahip olabilmesi için.
1990 yılında Darüşşafaka Lisesi'ni bitirdikten sonra Türk Spor Ajansı'nda fotomuhabir olarak profesyonel iş yaşamına başladı. 1992 yılına kadar aynı grup içerisinde Muhabir, Haber Merkezi Şefi, Yazıişleri Müdür Yardımcısı olarak görev yaptı.
1996 yılına kadar ara verdiği basın mesleğine, IDG'nin Monitör/ComputerWorld isimli yayınıyla, editör olarak, dönüş yaptı. 1997 yılında CMP ile InformationWeek'in Türkiye lisansı için başlattığı görüşmeler 1998 yılında sonuçlandı. InformationWeek Türkiye'de Haber Müdürlüğü görevini üstlendi. 1999 sonbaharı ile 2000 yazı arasında PCnet Dergisinin Genel Yayın Yönetmeliği'ni yaptı. 2000 yılı Ağustos ayından itibaren Interpro bünyesinde BTnet.com.tr isimli günlük Bilişim Haberleri Sitesi'nin haber içeriğini yöneten Kemalettin BULAMACI 2004 yılı Şubat ayı başında Interpro AŞ'den Ağ Yayınları Yöneticisi'yken ayrıldı ve TV macerasına atıldı.
Çok kısa bir süre Türkiye'nin ilk Teknonoloji tematik kanalı Technology Channel'ın Icerik ve Haber Genel Koordinatörlüğünü yaptı.
Haziran 2004'de yayın hayatına başlayan PC TIME ve PC KIDS isimli aylık teknoloji dergilerinin Yazı İşleri Müdürlüğü görevini yayınlarla birlikte ancak 6 ay sürdürebildi.
2004 yılı Ağustos ayında kurduğu BTDünyası'nda Genel Yönetmenlik görevini üstlendi.
2008 Ocak ayında yayına başlayan CNETTurkiye.com'un Kurucu Yayın Yönetmenliği görevini Mayıs 2009'a kadr sürdürdü.
Halen BTDünyası.net'teki aktif görevine devam eden Kemalettin BULAMACI Temmuz 2008'den itibaren Taraf Gazetesi'nin pazar günleri yayınlanan teknoloji sayfasını hazırlıyor.
BTDünyası sitesinde yer alan her türlü yazı, resim ve illüstrasyon hiçbir şekilde basılı,
ya da elektronik ortamda kaynak belirtmeden ve izinsiz olarak kullanılamaz.
Bu site Evreka Bilişim Teknolojileri Ekibi tarafından hazırlanmıştır. email marketing gönderim hizmetlerinde mailEVREKA kullanılmaktadır.